Kullanıcı Girişi | Üyelik
Pink Floyd
Tarz : Psychedelic/Space
Ülke : İngiltere

Pink Floyd'u herkesin adını az çok biryerden duyduğu, müziğin anlamını değiştiren ilahlar olarak tanımlamak mümkündür.

Kuruluşu Syd Barrett ve Roger Waters'in okul sırasında daha enstruman bile çalmayı bilmiyorlarken ki arkadaşlıklarına dayanır.
Saatlerce studyoya kapanıp kendilerini muziğe adayan bu insanlar bir süreden sonra gelişirler ve grup olma yolunda ilerlerler.

Artık ilk besteler oluşmuştur. Richard Wright ve Nick Mason'ı da alarak The Piper at the Gates of Dawn albumünü çıkarırlar. Bu albümde sonraki albümlerden farkli olarak tüm besteler gitarist Syd'e aittir. Grubun soundu daha ilk zamanlardan dikkati çekmistir ama talihsiz şekilde grubun beyni olan Syd uyuşturucu bagımlısı olmuştur, uyuşturucu en başta yaratıcılığına katkıda bulunurken gelecek zamanda hiçbirşey yapmamasına sebep olur.
Ayrıca sizofrendir, sonuç olarak gruptan ayrılmak zorunda kalır, geçen zamanda oldukça da kg alıp saçlarını kazıtacak ve tanınmayacak duruma gelecektir.
Syd'in arkakaşı olan David Gilmour, Syd'in pasajlarını öğrenip konserlerde çalmaya başlar ve hemen ardından grubun üyesi olur.

Birkac albümden sonra Pink Floyd tarihini altın harflerle müzik dunyasına yazacak olan 4 altın album gelecektir. İlki Dark Side Of The Moon'dur.
Baştan sona konsept yapıda, gürültülü arka plan oğeleriyle desteklenmiş bir albümdür. Albümün temeli her ses bir müzik öğesidir düşüncesinden gelmektedir. Oldukça yankı uyandırmış ve dünyada en çok satan album ünvanını almıştır.

Kısa bir süre ardindan Wish You Were Here gelir. Akustik balad olan bu şarkının Syd Barrett icin yazıldıgı söylenir. Yine bu albüm icinde Gilmour'un en güclü beste çalışmalarını bulundurur ki bu diğer üyelerinde yardımıyla ortaya çıkmış olan Shine on serisidir.

Ardından grup Animals albümüyle akustik bir yapıya girer. Öncekilerden daha uzun parçalar, virtuozik ögeler, tematik pasajlarla sistemi elestirirler. Progressive-rock dünyasında yapı olarak Yes, Eloy gibi gruplarla başabaş giden bir albüm olmuştur.

The Wall ile Pink Floyd muziğe son noktayı koymuştur.2 cdden(kasetten) oluşan albümde sayısız parça vardir ve üstüne birde filmi çevrilir.
Halen dünyanın en büyük gosterisine sahip konseri olduğu söylenen The Wall konseri verilir.

Grubun 5-6 sene içinde yayınladığı bu 4 albüm, grubu yormuştur. Yüzlerce ülke gezmiş, kimsenin vermediği kadar konser vermişler ve bu sürede hiç durmadan beste üretmişlerdir. Uzun bir süre boyunca üyelerin evlerine bile uğrayamadıkları söylenir ve Roger Waters, Final Cut albümünden sonra gruptan ayrılır.

Sayısız gruba ilham veren grup, bu talihsiz olaydan sonra birkaç live albüm yayınlar ve sadece Gilmour'un bestelerinden oluşan Division Bell albümünü çıkartır. Albüm her ne kadar başarılı da olsa o şaşalı donemlerini tekrar yaşatamamıştır.

Son olarak grubun 2005 civarında tekrar toplandığı üzerine rivayetler vardi, hatta birkaç konser bile verdiler. Yeni bir albüm çıkartırlar mı bilinmez...


Albümler
  The Piper At The Gates of Dawn
  A Saucerful of Secrets
  More O.S.T.
  Ummagumma
  Atom Heart Mother
  Meddle
  Relics
  Obscured by Clouds OST
  Pink Floyd: Live at Pompeii
  The Dark Side Of The Moon
  Wish You Were Here
  Animals
  The Wall
  The Final Cut
  A Momentary Lapse of Reason
  The Delicate Sound Of Thunder
  Division Bell
  P*U*L*S*E
  Is There Anybody Out There ? The Wall Live: 1980-1981
  A Fair Forgery of Pink Floyd
 
 
 
   
 
 
 
 


2006 - 2010 Progturk.com
Bu site progarchives.com'dan esinlenerek hayata geçirilmiştir.
Destek: Last.fm ProgressiveTR grubu
Kodlama ve Tasarım: Anıl "megamefta" Okay