Kullanıcı Girişi | Üyelik
In The Court Of The Crimson King
King Crimson
Albüm Türü : Stüdyo
Yayın Yılı : 1969
Ortalama Oy :


| ahmetkemalyildiz sabit link
King Crimson'ın dillere destan ilk albümü. Grubun milli marşı olarak görülen 21st Century Schizoid Man, kırılgan flüt ezgileriyle içimize işlemeyi başaran I Talk To The Wind, müzikle az da olsa haşır neşir olan her kulağın duyduğu veya duyması gerektiği klasik parça Epitaph, albümün en vurucu parçası Moonchild, dinlerken "mellotron denilen enstrüman bu olsa gerek!" diye bağırmamız gereken The Court Of The Crimson King baştan sona kusursuz olan bu albümde yer alır.

Hayatınızda bir albüm dinleyin! Bu albümde kanımca en büyük müzik albümünü yaratan King Crimson'ın In The Court Of The Crimson King albümü olsun!

| Al sabit link
Müzikal açıdan kusursuz, ölmeden önce dinlenmesi gereken iki progressive albümü vardır:
Pink Floyd'un Wish You Were Here albümü ve King Crimson'nın In The Court Of The Crimson King albümü. Bizim başlığımız King Crimson olduğu için onu inceleyeceğiz pek tabii ki.

Prog. müziğin kanımca en iyi örneği olan albüm; sadece bir bütün olarak müzikal zevk vermesinin yanında, parçaların kendi içinde de bir konsept oluşturması bakımından eşsiz bir özellik taşır. Misalen I Talk To The Wind parçası kendi içindeki yavaş yapısı, flüdün ön plana çıkması özellikleri ile albümden bağımsız bir yapı oluşturmuş gibi gözüksede şarkı listesinde parçayı yerinden çıkardığımzı takdirde albüm genel havası dışına çıkmaktadır.

Epitaph parçası da King Crimson'nın genel duruşunu belirleyen yengane parçadır. Özellikle lirikleri ön planda olan parça dinleyiciyi vurucu melodisinin yanında lirikleri ile yakalar. Bunun yanında Moonchild bambaşka bir yapıdadır. I Talk To The Wind havasında başlayan parça bu bağlamda albümde bütünlüğü sağlayan köprü görevini görmesinin yanında ikinci bölümünde daha çok deneysel bir yapıya bürünür. Bu bölümde her zaman şöyle bir imgelem oluştururum; küçük bir çocuk açık geniş bir alanda koşturmakta ve hayali arkadaşlarınla saklambaç oynamaktadır. Sonra sert adımları ile alana giren bir büyük bütün büyüyü bozar ve parça sona erer.

Müzikal kusursuzluğunun yanında bence en başarılı progressive çalışmasıdır King Crimson'nın. Bu albümü dinlemeden ölenin vay haline cehennemde.

| b4usleep sabit link

| Pibroch sabit link
1969'un en iyi albümü. Moody Blues'un Nights in White Satin yalanı kadar iyi bilinen ama aslında özellikle sözlerine dikkat edildiğin çok ağır ve tehlikeli bir parça olan Epitaph'ı da barındırır.
21st Century ile teknik ve yapısal olarak 1969'un çok ötesinde olan up tempo tabir ettiğimiz parça ile başlayan albüm I Talk To The Wind ile hüzünlü ve kapkaranlık bir denize girer ve bir daha da çıkmaz.

Bu albümde benim özellikle üzerinde durduğum davulcu Michael Giles'in inanılmaz performansı. Albümün tamamında şiir yazar gibi çalmış. İnanılmaz bir kompozisyon üretmiş. Al bu davulcuyu başka enstrüman kullanmadan albüm yap. (Abartmış olabilirim ama gerçekten şiir yazmış). Bu abi bu albümden sonra ne yazık ki ayrıldı gruptan.

Şarkı Listesi
1. 21st Century schizoid man Mirrors (7:20)
2. I talk to the wind (6:05)
3. Epitaph (8:47)
a) March for no reason
b) Tomorrow and tomorrow
4. Moonchild (12:11)
a) The dream
b) The illusion
5. The court of the crimson king (9:22)
a) The return of the fire witch
b) The dance of the puppets

Toplam Süre: 43:45
 
Kadro
- Robert Fripp / gitar
- Greg Lake / bas gitar, lead vokal
- Ian McDonald / üflemeliler, klavye, mellotron, vokal
- Michael Giles / bateri, perküsyon, vokal
- Peter Sinfield / ışıklandırma
 
 
 
   
 
 
 
 


2006 - 2010 Progturk.com
Bu site progarchives.com'dan esinlenerek hayata geçirilmiştir.
Destek: Last.fm ProgressiveTR grubu
Kodlama ve Tasarım: Anıl "megamefta" Okay